Güney Kore merkezli insan hakları kuruluşu Geçiş Dönemi Adaleti Çalışma Grubu (TJWG), Kuzey Kore yönetiminin ülke sınırları dışında yürüttüğü öne sürülen baskı uygulamalarına ilişkin bir rapor yayımladı. “Kuzey Kore’nin Sınır Aşan Baskısı: Çin” başlıklı raporda, yönetim açısından tehdit oluşturduğu düşünülen Kuzey Kore vatandaşlarının izlenmesi, yakalanması, sorgulanması ve ülkeye zorla gönderilmesi amacıyla Pekin Büyükelçiliği içinde gizli bir gözaltı merkezi işletildiği iddia edildi.
Aralarında eski bir Kuzey Koreli diplomatın da bulunduğu çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilere dayandırılan rapora göre söz konusu merkez, Pekin’deki Kuzey Kore Büyükelçiliği’nin bodrum katında faaliyet gösteriyordu. Tesiste yalnızca gözaltı işlemlerinin değil; gözetleme, takip, tutuklama, sorgulama ve zorla geri gönderme süreçlerinin de yürütüldüğü öne sürüldü.
Raporda, büyükelçilikteki operasyonların “güvenlik temsilcisi” olarak adlandırılan bir görevli tarafından yönetildiği belirtildi. Konsolosluk görevlisi statüsünde bulunan ve geçici olarak atandığı ifade edilen bu kişinin, Kuzey Kore istihbarat subayı olduğu aktarıldı. İddialara göre, yürütülen vakalar 12 ila 24 saat içinde Pyongyang yönetimine bildiriliyordu.
Bilgisayar Korsanının Gözaltı Süreci
TJWG raporunda, Pekin’deki gizli tesiste tutulduğu öne sürülen kişilerden biri olarak Kuzey Koreli bilgisayar korsanı Pae Yong-ju’nun adı verildi. Rapora göre Pae, Güney Kore’ye kaçmaya çalıştığı sırada Çin’in İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde Çinli yetkililer tarafından yakalandı.
Yakalanmasının ardından yaklaşık altı ay boyunca Çin makamlarınca sorgulandığı belirtilen Pae’nin daha sonra Shenyang şehrindeki Kuzey Kore Başkonsolosluğu’na teslim edildiği kaydedildi. Raporda, başkonsolosluğa teslim edilmesinin ardından gözetim altına alınan Pae’nin Pekin’deki Kuzey Kore Büyükelçiliği’nde bulunduğu öne sürülen gizli tesise nakledildiği ifade edildi.
İddiaya göre Pae, fiziksel olarak hareket edemeyecek duruma getirildi. Ardından tekerlekli sandalyeye oturtulan ve tüm vücudu alçıya alınan Pae, hasta izlenimi verilerek Kuzey Kore’ye gönderildi. Raporda, dönüş işleminin Air Koryo’ya ait bir yolcu uçağıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Pae Yong-ju’nun ülkesine zorla gönderilmesinden sonraki akıbetine ilişkin olarak da raporda dikkat çekici bir iddia yer aldı. TJWG, “Bir muhbir, geri gönderilmesinden 3 yıl sonra Pae’nin öldüğünü doğruladı” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Topluma İzleme Çağrısı
Raporda, Kuzey Kore yönetiminin ülke sınırlarını aşan bu tür uygulamalarının yalnızca ciddi bir uluslararası suç ve insan hakları ihlali olarak değerlendirilemeyeceği savunuldu. Bu faaliyetlerin aynı zamanda Çin’in yargı egemenliğine ve hukuki işleyişine zarar verdiği belirtildi.
TJWG, Çinli makamların Kuzey Kore’nin söz konusu faaliyetleriyle farklı düzeylerde işbirliği yaptığı yönündeki iddialara da dikkat çekti. Raporda, bu iddiaların aydınlatılması ve Kuzey Kore’nin insan hakları ihlallerinin izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Kuruluş, uluslararası topluma Çin’in Kuzey Kore’nin insan hakları ihlallerine yönelik tutumunu yakından takip etmesi çağrısında bulundu. Raporda, Pekin Büyükelçiliği’nde bulunduğu öne sürülen gizli gözaltı merkezinin, Kuzey Kore yönetiminin yurtdışındaki vatandaşlarına yönelik baskı mekanizmasının bir parçası olduğu iddiası öne çıkarıldı.
