Veri Merkezlerinin Enerji İ̇htiyacı Batarya Üretimini 2,3 Teravatsaate Taşıdı

PİLDER Başkanı Kadem Usta, yapay zeka ve bulut bilişimdeki büyümenin veri merkezlerini yüksek enerji tüketen tesislere dönüştürdüğünü belirtti. Usta, kesintisiz elektrik ihtiyacının sabit enerji depolama sistemlerini zorunlu kıldığını, küresel lityum-iyon batarya üretiminin 2025'te 2,3 teravatsaat seviyesine çıktığını söyledi.

Veri Merkezlerinin Enerji İ̇htiyacı Batarya Üretimini 2,3 Teravatsaate Taşıdı

Yapay zeka ve bulut bilişim teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, dünya genelindeki veri merkezlerinin enerji ihtiyacını önemli ölçüde artırıyor. Dijital bilgilerin depolandığı, işlendiği ve internet üzerinden erişilebilir hale getirildiği bu tesisler, çok sayıda sunucu ve ağ ekipmanını barındırıyor. Enerji depolama sistemleri ise söz konusu merkezlerin kesintisiz elektrikle çalışabilmesi açısından kritik bir konumda bulunuyor.

Veri Merkezi ve Hiper Ölçekleyiciler Stratejik Danışmanı Guy Massey tarafından LinkedIn üzerinden yayımlanan küresel veri merkezi haritasına göre, dünya genelindeki veri merkezi sayısı eylül sonu itibarıyla 12 bin 259'a ulaştı. Bu merkezlerin yaklaşık yüzde 40'ı ABD'de yer alırken, Birleşik Krallık yüzde 4,6, Almanya yüzde 4,3, Fransa yüzde 3,2 ve Çin yüzde 3,1 paya sahip oldu.

Bulut bilişim, verilerin ve yazılımların kişisel cihazlar yerine internet üzerinden erişilebilen uzak sunucularda depolanmasına ve kullanılmasına imkan sağlıyor. Son yıllarda kullanımı hızla artan yapay zeka ise büyük miktardaki veriyi analiz ederek öğrenme, tahmin, karar verme ve içerik üretme gibi insan zekasıyla ilişkilendirilen görevleri yerine getirebilen teknolojiler bütünü olarak öne çıkıyor.

Kesintisiz Çalışma İçin Depolama İhtiyacı

Pil Batarya Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (PİLDER) Başkanı Kadem Usta, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı değerlendirmede, yapay zeka ve bulut bilişimdeki gelişmelerin veri merkezlerini dünya çapında devasa enerji tüketicilerine dönüştürdüğünü ifade etti.

Bu tesislerdeki en belirgin değişimin 7 gün 24 saat kesintisiz çalışma zorunluluğu olduğunu belirten Usta, mevcut elektrik şebekelerinin anlık ve yüksek güç talebine her zaman karşılık veremediğini söyledi. Usta, şebekeye bağlanma sürelerinin uzaması ve kesintisiz enerji baskısının Sabit Enerji Depolama Sistemlerini (BESS) zorunlu hale getirdiğini kaydetti.

Usta, yapay zeka destekli veri merkezlerinin oluşturduğu yüksek enerji talebinin, elektrikli araçlardaki dönüşümün ardından küresel batarya sektörünü büyüten en büyük ikinci itici güç olduğunu dile getirdi. Bu etkinin üretim rakamlarında açık biçimde görüldüğünü belirten Usta, küresel lityum-iyon batarya üretiminin 2023'te 1,05 teravatsaat, 2024'te 1,6 teravatsaat ve 2025'te 2,3 teravatsaat seviyesine ulaştığını aktardı.

Usta, 2025'te üretilen 2,3 teravatsaatlik kapasitenin yüzde 20'sinin doğrudan enerji depolama sistemi (ESS) bataryalarından oluştuğunu söyledi. Batarya sektörünün artık yalnızca elektrikli araçların hareketini sağlayan bir sanayi olmadığını ifade eden Usta, sektörün dijital dünyanın, internetin ve yapay zekanın kesintisiz çalışmasına katkı sağlayan stratejik bir üretim alanına dönüştüğünü belirtti.

LFP Bataryaların Payı Yüzde 65

Veri merkezleri gibi büyük tesislerde kullanılan bataryalarda maliyet ve yangın güvenliğinin öne çıktığını vurgulayan Usta, kimyasal özelliklerin de bu açıdan önem taşıdığını aktardı. Usta, geçen yıl gerçekleşen 2,3 teravatsaatlik küresel üretimin yüzde 65'inin yüksek termal güvenliğe sahip LFP (Lityum Demir Fosfat) bataryalardan oluştuğunu bildirdi.

Küresel batarya üretiminin yüzde 86'sının, yani 1980 gigavatsaatlik bölümünün Çin'de gerçekleştirildiğine dikkati çeken Usta, veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının dünya genelindeki üretim hatlarını ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi. Usta'ya göre dijital verinin kesintisiz akışını sürdürebilmek için batarya üretiminin büyümeye devam ettiği yeni bir dönem yaşanıyor.