Windeurope Ceo'su Türkiye'nin Cop31'deki Elektrifikasyon Önceliğini Destekledi

WindEurope CEO'su Tinne Van der Straeten, Türkiye'nin COP31'de elektrifikasyonu temel önceliklerden biri olarak ele almasını doğru buldu. Avrupa'da yıl sonunda 24 gigavatlık rekor rüzgar enerjisi kurulumu beklenirken, bu kapasitenin yaklaşık 20 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği belirtildi.

Windeurope Ceo'su Türkiye'nin Cop31'deki Elektrifikasyon Önceliğini Destekledi

Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope'un Üst Yöneticisi (CEO) Tinne Van der Straeten, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'nde (COP31) elektrifikasyonu temel önceliklerden biri olarak gündeme taşımasını olumlu karşıladı.

WindEurope Hamburg kapsamında Anadolu Ajansı (AA) muhabirine değerlendirmelerde bulunan Van der Straeten, Avrupa'da rüzgar enerjisi alanında yıl sonunda 24 gigavat kapasiteli rekor bir kurulum gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi. Söz konusu kapasitenin yaklaşık 20 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini belirten Van der Straeten, bunun enerji karşılığının yılda yaklaşık 64 sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin taşıdığı enerjiye denk geldiğini ifade etti.

Rüzgar enerjisindeki büyümenin yalnızca yeni kapasite kurulmasından ibaret olmadığını vurgulayan Van der Straeten, projelerin izin süreçlerinin tamamlanması, şebekeye erişim sağlanması ve elektrik talebinin artırılmasının da sürecin önemli unsurları olduğunu kaydetti.

Van der Straeten, elektrik talebinin artırılmasına odaklanmanın önemine dikkati çekerek, “Elektrik talebini nasıl artırabileceğimize yönelik her türlü odaklanma gerçekten çok önemli. Elektriği ne kadar fazla kullanırsak, ithal fosil yakıtlara o kadar az bağımlı oluruz. Bu nedenle elektrifikasyonun COP31'de temel öncelik olarak ele alınması için doğru zaman.” dedi.

Yenilenebilir enerjinin üç katına, enerji verimliliğinin ise iki katına çıkarılması ve fosil yakıtlardan uzaklaşılması hedeflerinin ardından talep tarafına yönelmenin gerektiğini belirten Van der Straeten, haneler, şirketler ve sanayinin bu sürecin merkezinde yer aldığını söyledi.

“Türkiye Eksik Kalan Halkaları Bir Araya Getirebilir”

Elektrifikasyon konusunun COP31 gündeminde üst sıralarda yer almasının, küresel enerji krizinin yaşandığı dönemde doğru bir zamana denk geldiğini aktaran Van der Straeten, Türkiye'nin bu alandaki yaklaşımını değerlendirdi.

Van der Straeten, “COP31'de Türkiye'nin elektrifikasyon konusunu temel önceliklerden biri olarak gündeme getirmesi son derece doğru bir yaklaşım. Elektrifikasyon konusu kasımda gündemin üst sıralarına çıkacak. Türkiye, enerji dönüşümünde eksik kalan halkaları COP31 ile bir araya getirebilecek.” diye konuştu.

Türkiye Rüzgar Enerjisinde Önemli Bir Merkez

Türkiye'nin rüzgar enerjisi kurulumlarında Avrupa'nın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu belirten Van der Straeten, ülkenin Almanya'nın ardından önemli bir pazar konumunda bulunduğunu söyledi.

Türkiye'de rüzgar elektriği üretiminin daha da artacağını ifade eden Van der Straeten, ülkenin hem arz hem de talep tarafını gündeme taşımasının çifte etki yaratabileceğini dile getirdi.

Türkiye'nin rüzgar enerjisi tedarik zincirinde de önemli bir merkez haline geldiğini aktaran Van der Straeten, çok sayıda küresel türbin üreticisinin ülkede faaliyet gösterdiğini belirtti. Türkiye'de önde gelen türbin üreticilerinin üretim kapasiteleri bulunduğunu kaydeden Van der Straeten, bu yatırımların istihdam oluşturduğunu söyledi.

Rüzgar sektörünün Avrupa genelinde yaklaşık 480 bin kişiye istihdam sağladığını aktaran Van der Straeten, Türkiye'nin tedarik zincirindeki rolünü güçlendirmesinin Avrupa'nın ekonomik ve enerji dayanıklılığına katkı sunduğunu ifade etti.

Denizüstü Rüzgar Enerjisinde İşbirliği Mesajı

Türkiye'nin planladığı denizüstü rüzgar enerjisi yatırımlarına ilişkin ihale detaylarının Avrupa'da yakından takip edildiğini belirten Van der Straeten, bu alandaki hedeflerin sektörde güven oluşturduğunu söyledi.

Türkiye'nin denizüstü rüzgar enerjisi alanında atacağı adımların önemine işaret eden Van der Straeten, Avrupa'nın da bu pazarda büyük hedefleri bulunduğunu dile getirdi. Kuzey Denizi'ndeki hedeflere ve Baltık Denizi'nde Polonya'nın yükselen liderliğine dikkati çeken Van der Straeten, Türkiye'nin denizüstü rüzgar pazarına girmesi halinde Avrupa genelindeki kurulumların büyüyebileceğini kaydetti.

Jeopolitik gelişmeler nedeniyle küresel enerji fiyatlarının yükselmesinin elektrifikasyonun önemini yeniden ortaya koyduğunu söyleyen Van der Straeten, elektriğin en ucuz seçenek haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Elektriğin erişilebilir ve uygun fiyatlı olmasının politika yapıcıların temel hedefi olması gerektiğini vurgulayan Van der Straeten, kış öncesinde hanelerde ısı pompalarının kurulmasının ve binalarda enerji verimliliği yatırımlarının desteklenmesi çağrısında bulundu.