Alman düşünce kuruluşu Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Avrupa Birliği’nin (AB) Çin’e uygulamayı planladığı özel gümrük vergilerinin, tedarik bağımlılıkları ve haksız rekabet sorunları üzerindeki etkisinin sınırlı olacağını açıkladı.
Münih merkezli Ifo Enstitüsü tarafından hazırlanan “AB’nin Çin’e Yönelik Gümrük Vergilerini Yeniden Düşünmek: Hedefler ve Çelişkiler” başlıklı analiz kamuoyuyla paylaşıldı. Çalışmada, AB’nin özellikle çelik ve elektrikli araç sektörlerinde Çin’den gelen sübvansiyonlu ve düşük fiyatlı ürünlere karşı gündeme aldığı korumacı önlemlerin olası ekonomik sonuçları değerlendirildi.
Avrupalı Üreticiler İçin Maliyet Baskısı
Analizde, Çin’den ithal edilen sübvansiyonlu ürünlere uygulanacak telafi edici vergilerin yalnızca tüketicileri etkilemeyeceği belirtildi. Çin menşeli ara malları üretim süreçlerinde kullanan Avrupalı şirketlerin de bu uygulamalardan olumsuz etkilenebileceği ifade edildi.
Vergiler nedeniyle söz konusu ara malların daha pahalı hale gelmesinin, özellikle ihracat odaklı Avrupa şirketleri açısından maliyet baskısı yaratabileceği kaydedildi. Ifo’ya göre artan maliyetler, bu şirketlerin küresel pazarlarda faaliyet gösteren rakipleri karşısındaki rekabet gücünü zayıflatabilir.
Analizde, AB’nin planladığı gümrük vergilerinin kapsamının da önemli bir sınırlama oluşturduğu vurgulandı. Avrupa imalat sanayisinin üretiminin yaklaşık dörtte birini AB dışındaki üçüncü pazarlara sattığı hatırlatılan çalışmada, uygulanması planlanan vergilerin bu pazarlarda geçerli olmayacağına dikkat çekildi.
Bu nedenle Avrupalı üreticilerin üçüncü ülkelerde Çinli şirketlerin rekabetiyle karşılaşmayı sürdüreceği belirtildi. Ifo, söz konusu durumun, gümrük vergilerinin Avrupa sanayisinin karşı karşıya olduğu rekabet sorunlarını tek başına çözmesini zorlaştıracağını değerlendirdi.
Ifo’dan Stratejik Ortaklık Önerisi
Ifo analizinde, AB’nin Pekin yönetimine karşı yaptırım gücünü artırabilmesi için Çin politikasını yalnızca tek taraflı ticari önlemler üzerinden yürütmemesi gerektiği kaydedildi. Bunun yerine stratejik ortaklıklar kurulması tavsiye edildi.
Çalışmada, AB’nin ihtiyaç duyduğu küresel ortakları hedef alan ticari önlemlerden kaçınmasının, Çin karşısındaki müzakere gücünü artırabileceği ifade edildi. Böylece Birliğin, Pekin yönetimiyle yürüttüğü görüşmelerde daha güçlü bir konum elde edebileceği belirtildi.
“Korumacı Önlemler İnovasyonu Zayıflatabilir”
Ifo Uluslararası Ekonomi Merkezi Direktörü Lisandra Flach da gümrük vergilerinin tasarımına bağlı olarak ciddi ekonomik maliyetler ve istenmeyen yan etkiler doğurabileceğini söyledi.
Vergilerin tek başına bir ülkenin rekabet gücünü ve inovasyon kapasitesini artırmaya yönelik stratejilerin yerini tutamayacağını vurgulayan Flach, korumacı uygulamaların korunması hedeflenen sektörler üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Flach, “Korumacı önlemlerle azaltılan rekabet baskısı, korunan sektörlerin inovasyon yapma motivasyonunu daha da zayıflatabilir.” ifadelerini kullandı.
Ifo’nun değerlendirmesi, AB’nin Çin’den gelen sübvansiyonlu ürünlere karşı planladığı özel gümrük vergilerinin, bazı sektörlerde rekabet baskısını azaltma amacı taşısa da tedarik zincirleri, üretim maliyetleri ve Avrupa şirketlerinin küresel pazarlardaki konumu bakımından yeni sorunlar yaratabileceğine işaret ediyor.
