Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gelecek dönemde daha güçlü sanayi ve teknoloji ortaklıklarıyla geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Kacır, Almanya Büyükelçiliği’nde düzenlenen “Alman Birliği Günü” resepsiyonunda yaptığı konuşmada, iki ülkenin iki buçuk asrı aşan eski ve köklü diplomatik ilişkilere sahip olduğunu ifade etti. Uluslararası sistemde yaşanan dönüşümlerin Türkiye-Almanya ilişkilerini de zaman içinde değiştirdiğini belirten Kacır, bağların son yıllarda artan üst düzey ziyaretler ve parlamentolar arasındaki yoğunlaşan diyalogla güç kazandığını söyledi.
Kuzey Ren-Vestfalya İle Yakın Ekonomik Bağ
Alman eyaletleri arasında Kuzey Ren-Vestfalya’nın Türkiye açısından özel bir öneme sahip olduğunu dile getiren Kacır, eyaletin Almanya’daki 1 milyonu aşkın Türk kökenli topluluğa ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Almanya ile ticaretin önemli bölümünün de bu eyalet üzerinden yürütüldüğünü kaydeden Kacır, merkezi Kuzey Ren-Vestfalya’da bulunan şirketlerin Türkiye’de kayda değer yatırımlar gerçekleştirdiğini bildirdi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 52,3 milyar dolara ulaştığını açıklayan Kacır, Türkiye’de Alman sermayeli 8 bin 600’den fazla şirketin faaliyet gösterdiğini söyledi. Bakan, bu şirketlerin varlığını Alman yatırımcıların Türkiye’nin dinamik pazarına, nitelikli iş gücüne ve uzun vadeli sanayi ve teknoloji vizyonuna duyduğu güvenin göstergesi olarak değerlendirdi.
Kacır, mevcut ekonomik ilişkinin büyüklüğüne rağmen özellikle yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve geleceğin endüstrilerine yatırım yapılması bakımından önemli bir potansiyel bulunduğunu belirtti. Yatırım ortaklığının tek yönlü olmadığını vurgulayan Kacır, Türk girişimciler ve şirketlerin de Almanya’da önemli yatırımlar yaparak iki ülke arasındaki ekonomik bağları güçlendirdiğini ifade etti.
Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerinin bundan sonraki döneminin daha derin bir sanayi ve teknoloji işbirliğiyle şekillenmesi gerektiğini söyleyen Kacır, böyle bir ortaklığın yatırım, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme açısından her iki ülkeye de yeni fırsatlar sunacağını kaydetti.
Yüksek Teknoloji Yatırımlarına Teşvik
Türkiye’nin üretim kapasitesini istikrarlı biçimde artırdığını ve sanayi altyapısını güçlendirdiğini belirten Kacır, Türk şirketlerinin güneş panelleri, ticari araçlar, beyaz eşya ile demir çelik gibi geniş bir sektör yelpazesinde Avrupa sanayisi için stratejik konuma ulaştığını söyledi.
Türkiye’de uygulamaya alınan yeni teşvik sistemiyle yüksek teknoloji odaklı yatırımlar için uygun finansman imkanları sağlandığını aktaran Kacır, yüksek teknoloji projelerine yönelik ülke tarihinin en büyük teşvik programı olan HIT-30’un hayata geçirildiğini hatırlattı. Programın, Almanya’daki ortaklar da dahil olmak üzere küresel yatırımcılara Türkiye’de yeni nesil yüksek teknoloji yatırımlarında yer alma fırsatı sunduğunu ifade etti.
Sanayinin geleceğinin yalnızca teknolojik gelişmişlik düzeyiyle değil, daha sürdürülebilir, verimli ve dijital üretim kabiliyetiyle de şekilleneceğini belirten Kacır, Türkiye’nin bilim, sanayi ve teknolojide öncü bir ülke olma hedefi doğrultusunda karşılıklı fayda ve tamamlayıcılığa dayalı ortaklıklar kurmak istediğini söyledi.
Avrupa Üretim Ağlarına Vurgu
Kacır, Almanya’nın bu hedef doğrultusunda Türkiye’nin en doğal ortaklarından biri olduğunu belirterek, Avrupa’nın bilimsel altyapısı ve sanayi kabiliyetlerine rağmen bazı kritik teknolojilerde arzu edilen ivmeyi yakalayamadığını dile getirdi. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, rekabetçi imalat altyapısı, büyüyen teknoloji ekosistemi, güçlü mühendislik kabiliyetleri ve Avrupa üretim ağlarıyla derin entegrasyonu sayesinde bu sürece önemli katkılar sunabileceğini söyledi.
Türkiye’nin Avrupa sanayisindeki konumunun Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği çerçevesinde güvence altına alındığını aktaran Kacır, bu yapının 30 yıldır şirketlerin entegre üretim ağları kurmasına, sınır ötesi yatırımlar yapmasına ve küresel pazarlarda birlikte rekabet etmesine imkan sağladığını belirtti. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaşmasının ekonomik entegrasyonun derinliğini gösterdiğini ifade etti.
“Made in Europe” girişiminin Gümrük Birliği’ni ve Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki rolünü tam anlamıyla yansıtması gerektiğini söyleyen Kacır, Türk imalatçılarının Alman sanayisinin önemli ortakları olduğunu kaydetti. Türkiye’deki Alman yatırımlarının da aynı üretim ağlarının ayrılmaz parçası olduğunu belirten Kacır, Türkiye’de üretimi etkileyen herhangi bir engelin Alman şirketleri ve ortak rekabet gücü açısından da sonuç doğuracağını vurguladı.
Kacır, yerleşik tedarik zincirlerini sekteye uğratacak yaklaşımların her iki taraftaki üreticileri ve tedarikçileri etkileyeceği uyarısında bulundu.
Resepsiyona Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Dışişleri Bakanlığı nezdinde Devlet Bakanı Serap Güler ve Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg da katıldı.
